Değerli okurlarımız,
Bizler hikayeler yazıyoruz. Hikayelerimizi de yaşadığımız anılarımızla birlikte yazmaya çalışıyoruz. Bizler bunu çok önemsiyoruz. Çünkü bizler “Bu hikayeler birer masallar gibi kalmasın çok daha büyük başka başka hikayeler de yazılabilsin" diye yazıyoruz diyoruz. Şimdi buyrun hep birlikte bu yazımızı da okumaya başlayalım diyoruz.

Değerli dostum rahmetli Erkan Albayrakoğlu’nu hatırladık. Hendek’te sıra sıra dikili ağaçlar gibi eserler bırakıp ahirete intikal ettiler. Ama her zaman da hayırlarla dualarla anılmaktadırlar. Ruhu şad mekanı cennet olsun diyoruz.
Hikayesini yazmıştık. Çünkü bizleri çok etkilemişti. Yokluk ve yoksulluk sonucu çok küçük yaşlardan itibaren çalışmak zorunda kalmıştı. 16 yaşında bir arkadaşıyla birlikte iş bulmak için İstanbul’a gittiklerinde ceplerindeki son parayı da yola vermişlerdi. İstanbul’a vardıkları gün iş bulamamışlardı. O gün aç kalmışlardı. Bir eczanenin camında parayla kan alınır ilanını görmüşler ve kanlarını satarak o gün karınlarını doyurmuşlardı.

Rahmetli Sn.Erkan Albayrakoğlu “Yemeği yedikten sonra dışarı çıktığımda başımı göğe doğru kaldırdım. Ellerimi açarak Allahım bir gün zengin olursam parası olmadığı için aç kalan insanların yemek yiyebileceği bir aş evi kuracağım demiştim” olarak o günü bizlere böyle anlatmışlardı.

Zengin yoksulun halinden anlamaz değilmi? Ama Erkan Albayrakoğlu anlamıştı. Zengin olunca da Hendek’te bir aş evi kurmuştu. Çünkü nereden geldiğini hiç unutmamıştı.

Peki nereden geldiğini başka unutmayanlarda varmıydı? Evet vardı. Sn.Turgut Babaoğlu’da nereden geldiğini unutmamıştı. Erkan Albayrakoğlu ile birlikte Hendek Belediyesi Erkan Albayrakoğlu Aş evini kurmuşlardı. Aş evinin bütün çalışanlarının maaşını Hendek Belediyesi ödemişti. Belli başlı gıdaların sürekli olarak Hendek Belediyesi tarafından alınmasını sağlamıştı. Yaşlı, hasta ve engelliler sıcak yemekler yiyebilsinler diye bir belediye aracını aş evine tahsis etmişti.

Ayrıca Sn.Turgut Babaoğlu sıcakkanlı herkesle kolaylıkla diyalog kurabilen bir insandı. İş insanlarıyla da güzel diyaloglar kurmuştu. İşte rahmetli Erkan Albayrakoğlu ile de öyle olmuştu. Çünkü rahmetli yurt dışında da işlerim çok. Böyle gidip gelmekle sürekli bir hizmet nasıl yapacağım diye kara kara düşünüyordu. Hatta vazgeçmeyi de düşünüyordu. Ama Sn.Turgut Babaoğlu onu ikna etmişti. Gözün arkada kalmasın demişti. Kendilerine ilçemiz ve yoksul insanlarımız adına tekrar teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Seçim zamanında vatandaşlar; Sn.İrfan Püsküllü zengindir. Zengin arkadaşları da vardır. Bakın görürsünüz neler neler yapacak? Hiçbir şey yapılmasa da kendi cebinden yapacak” diyorlardı. Bizlerde anamızdan doğduğumuz gibi saf ve temiz kalmaya çalıştığımız içinde “Akova Sağlık Ocağını yapacağım. Hemde belediye bütçesinden değil kendi cebimden yapacağım” demişlerdi. Bizlerde inanmıştık.
Mahallemize geldiklerinde hem kendilerini hemde yanındakilerini mahallemize hoşgeldiniz diye yollarda karşılamıştık. Koluna girip kapı kapı dolaşmıştık. Neden böyle yapmıştık ki? Çünkü bu çok önemliydi. Çünkü bu ilçemizde bir ilk olacaktı. Yani bir siyasetçi cebinden bir dikili ağaç gibi bir eser yapacaktı. Bu herkese de bir örnek olacaktı. Böylece de ilçemizde sıra sıra dikili ağaçlar gibi eserler çoğalacaktı. İlçemiz daha da güzelleşecekti.
Bundan sonrada herkes; aday olanların bir dikili ağacı varmı? diye ona bakacaktı. O yüzden bu çok önemliydi. Onun için yapmıştık. Ama 2 yıl oldu. Hala hiçbir şey yapmadılar. Ayrıca “Merak etmeyin sözüm söz işte şu zamanda yada bu zamanda yapacağım” diye de hala hiçbir şey söylemiyorlar. Bizlerde bu konuda başka da bir şey söylemiyoruz ve takdirlerini de yine kendilerine bırakıyoruz diyoruz.

Sn.Turgut Babaoğlu daha başka nasıl nereden geldiğini unutmamıştı ki? Yenimahalle pazarını da kapatmamıştı. Çünkü vatandaşların ne üstlerinde ne başlarında nede ceplerinde olmadığını çok iyi biliyordu. O yüzden belkide bir avuç insanın baskılarına rağmen “Olmaz öyle şey. Yenimahalle pazarı hiç kapanırmı? Açın bakın benim seçim beyannamemde var. Hatta sadece Yenimahalle de değil hem Rasimpaşa hemde Sarıdede ile birlikte toplamda 3 tane semt pazarı projem vardı. Çünkü yokluk ve yoksulluk var. Ayrıca Hendek merkezinin göbeğinde Pazar yerimi olur? İşte böyle semt pazarlarıyla birlikte hem vatandaşlar daha ucuza alışverişler yapacak hemde araç trafiği yüzünden vatandaşların pazar çilesi de bitecek” demişlerdi.

Ama kapattılar. Hemde hiç kimseye sormadan bir günde kapattılar. Muhtarı aramıştık. Peki Sn.İrfan püsküllü Yanimahalle pazarına gelmedilermi? demiştik. Muhtarda “Gelmez olurlarmı? Geldiler. Pazar esnafları ve halk ile de bir güzel görüştüler. Yenimahalle pazarını asla kapatmayacağım. Daha da güzel bir şekilde yapacağım demişlerdi.” diye bizlere söylemişlerdi. Bizlerde o zaman “Bazen Sn.Turgut Babaoğlu’na kızıyorduk. Ama Yenimahalle pazarını kapatmamıştı” dedik. Muhtarda “Evet. Turgut Babaoğlu adammış” demişlerdi.

Ayrıca sürekli halkın içindeyiz vatandaşlar arasında çok değerli ve çok da deneyimli bir siyasetçinin “Bekleyin Sn.Turgut Babaoğlu’nu mumla arayacaksınız” dediklerini duymuştuk. Öylemidir yada böylemidir bilemiyoruz diyoruz. Ama bildiğimiz bir şey var; O da ateş olmayan yerden duman da çıkmazmış. Ayrıca görünen köyde kılavuz istemezmiş. Öylede değilmi? diyoruz.

Ayrıca ilave olarak da bir şeyler söylemek istiyoruz; O da şöyledir; Sn.İrfan Püsküllü’nün en yakınında ki bir meclis üyesine gitmiştik. Rica etmiştik. Ne için gitmiştik ki? Belediye çocuklara bayramlarda Elmalı Şeker verse güzel olmazmı demiştik. Topu topu da 15-20 bin TL demiştik. Gözlerimizin içine bakarak “Belediyenin parası yok” demişlerdi. Bizlerin ne yapacağı bellidir. Artık bir daha da yanlarına gitmeyeceğiz. Acaba onlar ne yapacaklar bilemiyoruz? diyoruz. Yine de Allah(c.c.) yollarını açık etsin diyoruz ve bu konuda başka da bir şey demiyoruz.

Sonuç olarak da ; Neden “Sn.Turgut Babaoğlu Adammış” dediler ki? Yada neden “Bekleyin yakında Sn.Turgut Babaoğlu’nu mumla arayacaksınız” demişlerdi ki? Çünkü Sn.Turgut Babaoğlu Aş Evi’nin kurulmasını sağlamıştı. Çünkü Sn.Turgut Babaoğlu Yenimahalle pazarını da kapatmamıştı. Öylede değilmiydi? diyoruz ve bu konuda başkada bir şey söylemiyoruz…
Saygılarımızla
Arş.Yaz.Mak.Yük.Müh.Kayhan Şafak