Değerli okurlarımız,
Yıllardır ne siyasi nede ticari ne makam nede bir mevki peşinde koşmadan halkımız; Yani iş insanları, esnaflar ve vatandaşlarımız daha güzel şeylere kavuşsun diye uğraşıyoruz. Çünkü bizlerin vefakar, cefakar, kadirşinaz ve yiğit halkımız her şeyin en iyisine ve en güzeline layıktır diyoruz. Peki bizler bunları yazıyoruz da söylüyoruz da ne oluyor ki? Yine hiçbir şey olmuyor. Olansa “Böyle gelmiş böyle gider gibi oluyor.” Yine neden mi? Buyrun hep birlikte bu yazımızı da okumaya başlayalım diyoruz;

Bir oda başkanlığı seçimleri yapıldı. Tek aday vardı. Oda seçildi. Yine de hayırlı olsun diyoruz. Ama bugüne kadar ne değişti? Yada bundan sonra ne değişecek bilemiyoruz diyoruz? Ama görünen köyde kılavuz istemezmiş. Öylede değilmi? diyoruz.
Daha önceden bir oda seçimlerinde bir adayımızla ilgili birçok haberler yapmıştık. Herkes bir şeyler söylemişti. Yok onun haberlerini niye yapıyorsun? Yok onumu destekliyorsun? Senin başka işin yok mu? Sanamı kaldı bu işler? gibi daha birçok şeyler söylemişlerdi. Bizlerse “Kim gelirse gelsin. Yeterki esnaflarımız daha da güzelleşsin” diyorduk. Bunu da halk tabiriyle “Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” gibi olursa çok daha da güzel olur diye yapıyoruz demiştik.

Bu seçimlerde tek aday vardı. İsterdik ki çok aday olsun. Neden böyle istiyorduk ki? Çünkü çok aday olursa mevcut başkanlar “Neden böyle oluyor ki? Daha başka neler yapabilirim ki? diye düşünürlerdi. Sonrada her zaman olduğu gibi “Üyelerimizin her zaman yanındayım. Dertlerini biliyorum. Ama tecrübemizle her şeyin üstesinden geleceğiz. Birlikte yine başaracağız” gibi laflar söylemezlerdi. Öylede değilmi?
Peki ne söylerlerdi ki ”Evet bu kadar aday çıkarmalarında haklılar. Bak kaç yıl oldu bir tane bile bir dikili ağacımız varmı? Yok değilmi? Artık bir dikili ağacımızın olması zamanı gelmiştir. İşte şimdi tam zamanıdır" deyip sıra sıra dikili ağaçlarına ait işlerle ilgili düşüncelerini açıklarlardı. Ama yok. Niye yok? Çünkü tek aday vardı da onun için yoktu. Yani ceketini bile koysa nasıl olsa seçilecekti. Onun için yoktu. Ama daha önceki seçimlerde vardı. Bir güzel de açıklamalar yapmışlardı. Bakın o zamanlar da neler söylemişlerdi?;

ALİŞAN:FEN LİSESİ İÇİN ÜZERİME DÜŞENİ YAPARIM...
"Fen lisesinin Hendek’e gelmesinin sevindirici olduğunu belirten SESOB Başkanı Hasan Alişan “Bizden talep edilirse gerek desteği ve gereken yardımı yaparız. Biz Hendekli oluşumuzun sorumluluğunu ve bilincini asla yitirmedik. Biz yarın, bir gün vefat edersek, Hendek’te defnedileceğiz. O yüzden sorumluluğumuzu biliyoruz. Ancak şu var. Biz Devletten güçlü değiliz. Talep edilirse elbette elimizden geldiği kadar destek vermeye çalışırız. Fen Lisesi Hendek’e hayırlı olsun” dedi.
Peki o zaman niye böyle söylemişlerdi ki? Çünkü o zaman başka bir aday daha vardı. Onun için böyle söylemişlerdi. Peki bu konuda bir şeyler yaptılarmı? Yok yapmadılar. Yada yaptılarsa açıklarlar bizlerde esnaflarda ve halkımız da öğrenmiş oluruz.

Ayrıca neden hiç kimsede biraz düşünmüyor ki? Neyi mi? Çünkü belkide 2 binden fazlada üye var. Ama 200 kişi oy kullanmaya geliyor. Yani 10 esnaftan sadece 1 esnaf geliyor. Peki neden böyle oluyor ki? Çünkü başka aday da yok ki. O yüzden bir şölen olacaktı ama olmamıştı. Olan da halk tabiriyle “Düğün yeri yerine yas yeri” gibi olmuştu diye demek mi lazım yada ne demek lazım? Bilemedik yine diyoruz. Çünkü gelmeyenler belkide “Gitsem ne olacak ki? Yine böyle gelmiş böyle gider gibi olacak. Yine esnaflarımızın dertlerini biliyorum. Bunun için yine çok çalışacağım. Tecrübemizle çözeceğiz. Birlikte başaracağız” deyip geçecekler diye düşünmüş olabilirlermi? demekmi lazım yada ne demek lazım? Yine bilemedik diyoruz ve takdirlerini de oda yönetimine bırakıyoruz.
Yada işte onun için şölene gitsem ne yazar gitmesem ne yazar diye gitmemişler ve bu şekilde sessizce bir tepki mi vermiş oluyorlar? Yine bilemedik diyoruz ve takdirlerini de yine oda yönetimine bırakıyoruz diyoruz.
Ama çok aday olsaydı başka da neler olabilirdi ki? Hadi buyrun hep birlikte birazda güzel hayaller kuralım diyoruz;

Mesela adaylardan birisi “Üyelerimizin çok dertleri var. Hendek halkı alışverişe çok gelmiyor. Adapazarı’na gidiyor. Çünkü ilçe merkezi cep parklarla doldu. Kaldırımlar daraldı. Kadınlar kız çocukları yaşlılar alışverişe gelmek istemiyor. O yüzden Adapazarı’na gidiyor. Bizlerde sabahın köründen akşamına kadar dükkanda oturup önümüzdeki Cep Parklar'a park etmiş elalemin arabalarını seyrediyoruz.
Bizler bu cep park işinden hiç memnun değiliz. Parkomat olması gerekiyor. Ama oda başkanı bu konuda hiçbir söylemiyor. İşte ben bunun için aday oldum. Kazandığımda bu işleri çözeceğim” deselerdi güzel olmazmıydı?

Mesela başka bir aday da “Üyelerin bir araya gelip de dertlerini dile getirebileceği ve bir bardak çay yada bir fincan kahve içip konuşabileceği bir Hendek Esnaf Odası Sosyal Tesisi de yok. Ayrıca üyeler ailece de gelebilmeli. Salı akşamları da üyelerle birlikte oturup daha başka neler yapılabilir? Üyelerin önü nasıl açılabilir? diye hep birlikte konuşabilmelidir.

Ayrıca hayat da çok pahalı oldu. Üyelerin alışveriş yapacağı ilçenin dört bir tarafında Esnaf Marketleri de yok. Ama bu şekilde yeni iş imkanları neler olabilir diye ne bir düşünen nede bir şeyler söyleyen de hiç yok. Artık üyelerin çocukları belediyede işe girmeyi hayal etmesin. Yeni yeni iş alanları oluşturulsun. İşte ben bunun için aday oldum. Kazandığımda bu işleri çözeceğim” deselerdi güzel olmazmıydı?

Mesela başka bir aday da” Bakın Hendekliler Hendek’ten çok alışveriş yapmıyor. Çünkü Hendeklilere de çok faydamız olmuyor. Daha önceki seçimlerde vaad edilen Hendek Fen Lisesi'ne yardım edeceğiz sözü de yerde kalmıştır. Bunun yerine bir Bilim ve Teknoloji Lisesi kuralım. Hendekli gençlerin önünü açalım. Hendekli anne babaların da gönlünü alalım.

Yada bakın gençler savruluyor. Hendek’te ki üniversite öğrencileri de Adapazarı’na gidiyor. İşte o yüzden Hendek Kültür ve Sanat Evi'ni kuralım. Hem Hendekli anne babaların hayır dualarını alalım. Hemde üniversiteli gençlerin Hendek’te kalmasını sağlayalım. Bu şekilde üyelerin de işi de gücü de artmış olacak. İşte ben bunun için aday oldum. Kazandığımda bu işleri çözeceğim.” deselerdi yine güzel olmazmıydı?

Mesela daha başka bir aday da; ”İlçenin dört bir tarafında belediye ile birlikte esnaflar için Hendek Belediyesi Esnaf Sıralı Dükkanları'nı kuralım. Çünkü dükkan kiraları aldı başını gidiyor. Kiralık dükkanda kolay bulunamıyor. Ayrıca bu şekilde yeni dolmuş ring hatları da kurulmuş olur. Böylece şöför esnaflarının da önü açılmış olur. Bu şekilde hem çocuklu annelerin hem yaşlıların hemde gençlerin de hayır dualarını alalım. Esnafların da esnaf çocuklarının da önlerini açalım. İşte ben bunun için aday oldum. Kazandığımda bu işleri çözeceğim.” deselerdi yine güzel olmazmıydı

Mesela yine başka bir aday da; ”Bu işler öyle olurmu? Olmaz değilmi? Çünkü “Esnafsan esnaflar için daha çok şeyler yapmak gerekir”. Hendek’te vatandaşlar için de sıra sıra dikili ağaçlar gibi eserler yapmak gerekir. Bu şekilde hem esnafların hemde vatandaşların sorunlarını çözmek hemde hayır dualarını almak gerekir. İşte ben bunun için aday oldum. Kazandığımda bu işleri çözeceğim.” deselerdi yine güzel olmazmıydı?

Ama olmadı. Tek adaylı oldu. 2 bin esnaf yerine 200 esnafların katılımı oldu. Sözün özü de “Böyle gelmiş böyle gider” gibi oldu demekmi lazım yada ne demek lazım? Bilemedik yine diyoruz. Ama bizlerde değerli Esnaf Odası Başkanı'na hayırlı olsun diyoruz. Ama “Ne yaparsanız yapınız yaptıklarınızdan yerlerde göklerde daima razı olmalıdır” diyoruz ve başkada bir şey demiyoruz…
Saygılarımızla
Arş.Yaz.Mak.Yük.Müh.Kayhan Şafak